Türkiye'nin İlk ve Tek E-imza Portalı
Hoş Geldiniz...
Türkiye'nin İlk e-imza Portalı
Ana SayfaSite HakkındaAramaSık SorulanlarReklamİletişimEnglish
Haber Listesi
Yeniliklerden haberdar olmak için haber listemize kayıt olabilirsiniz.
Reklam

  Köşe Yazıları

‘Dijital İmza’da Kedi Fare Oyunu


İsmet KOYUN
KOBIL Systems
E-posta
Web Adresi
21.07.2006

Bir gün fareler bir araya gelirler ve başlarına musallat olan bir kediden kurtulma planları yaparlar.
Pek çok fikir öne sürülür. “Keselim, öldürelim, bu diyardan gidelim.” Ancak hiçbiri kabul görmez. En sonunda genç bir fare kedinin boynuna bir çan asmayı önerir. Böylece kedi kendilerine yaklaşırken fareler çan sesini duyacak, kedinin geldiğinin farkına varacak ve kaçabileceklerdir. Bu öneri fareler arasında büyük heyecan yaratır. Fareler alkışlarla öneriyi onaylar.

Bu arada bir köşede sessizce onları dinlemekte olan yaşlı bir fare ayağa kalkar ve bu önerinin çok zekice olduğunu, başarılı olacağından hiç
kuşkusu olmadığını belirtir. “Fakat” der, “Kafamı bir soru kurcalıyor. Aramızdan kim kedinin boynuna çanı asacak?”

Bu hikayeyi oğlumun masal kitabından okudum. Biz büyükler işimizin bir parçası olan raporlar, teknik makaleler, siyasi yazılar arasında kaybolurken, aslında sadece geleceğin büyüklerinin değil, günümüz büyüklerinin de okuması ve hatırında olması gereken hikayeleri es geçiyoruz ya da unutuyoruz.

Hikayeyi okuyunca aklıma Türkiye geldi. Türk insanı geldi. İnsanımızın eser yaratmak için yatırım yapmaya, paralar saçmaya son derece hevesli olmasına rağmen, bu yatırımları işletmek ve yönetmek konusunda neden halen başkalarının tecrübelerinden yararlanmadıklarını kendime soruyorum.

Acaba sorun neden kaynaklaniyor?

Eser yaratma isteğiyle kendimizi ön plana çıkarma amacı mı,insanlara olan güvensizlik mi, yoksa sadece beceriksizlik mi? Yatırımlar gerçekten fayda yaratmak için yapılıyorsa, acaba yönetimi ve işletimi için de bir hazırlık yapılmış olması gerekmez miydi? Daha en baştan bir iş modelinin oturtulması gerekmez mi? Hangi iş olursa olsun aynı alanda dünyada başarılı olan ve olmayanlar var… Geçmiş tecrübelerden ders çıkarılamaz mı?

Son 20 seneye bakıyorum. Her yanda boşa yapılmış yatırımlar. Asfalt yolu bile yokken “bizim millet uçmayı sever” felsefesi ile yapılmış sular altında kalmış havaalanları, sadece çevredeki bakkalların, manavların isim tabelalarına eklediği ‘olimpik’ sıfatıyla bir zamanlar Galatasaray’ın zorla kullandığı Olimpiyat Stadı (Neyse ki Şampiyonlar Ligi final maçı oynandı da bir kere işe yaradığı görüldü), kimsesiz huzurevleri, doktorsuz hastaneler…

Saymakla bitmeyecek bir liste.

Devletin yaptığı gereksiz bir sürü harcama olur da E – Devlet’in olmaz mı? O da olur neden olmasın.
Dijital imza dediler, o kart olmaz bu olur dediler, o okuyucu olmaz bu olur dediler, şudur dediler, budur dediler... Olmaz dedik. Dinlemediler. Ses etmedik. Bir bildikleri vardır belki dedik bekledik.

Hadi biz bekledik. Ama gelin görünki herkes beklemiş. Yılda 1 milyon dolarlık sertifika dağıtırım diyenler de beklemiş, o 1 milyon dolarlık sertifikayı alacak olanlar da, “Ben sadece elimi öpene sertifika satarım” diyenler de… The Economist Intelligence bir araştırma yapmış. Raporun yayımlanan sonucuna göre Türkiye e – dönüşüme hazır olma sıralamasında 43. sıradan 46.’lığa düşmüş. Beklemek ne kadar faydalı, boş yere yapılan inatla, hadi yatırımı bir kenara bırakın, e – imza’ya geçilmesiyle sağlanacak tasarruflar bile çöpe dönüyor.

E – imza için başvuruda bulunan 60 kurumdan sadece 16’nının TÜBİTAK’tan sertifika aldığını duymuştum. Geçenlerde de Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Sayın Mustafa Alkan’ın bu konu ile alakalı olduğunu düşündüğüm bir açıklaması gözüme çarptı. Açıklamada 2006 yılında kamu kurum ve kuruluşlarının e – imza ile ilgili altyapı çalışmalarını tamamlamalarının öngörüldüğü, bu çalışmaları tamamlayamadıkları için TÜBİTAK’tan sertifika alamadıkları belirtiliyor. Kurumların öncelikle kendi altyapılarını hazırlamaları, ardından TÜBİTAK’a başvurmaları gerektiği söyleniyor.

Acaba altyapıyı oluşturmak ne demek ben ona takıldım. TÜBİTAK akıllı kartı da, akıllı kart okuyucusunu da, sertifikayı da kamuya sadece ben satarım, kimseye izin vermem derken bunu mu kastetmişti. Siz parayı verin bunları alın, sonra başınızın çaresine bakın. Kamuya TÜBİTAK destek vermezse ne olacak? İşi başından aşkın kamu personeli bu saatten sonra PKI nedir, dijital imza nedir, nasıl uygulama geliştirilir, ERP sistemiyle, CRM ile, diğer firmaların çözümleriyle dijital imza nasıl entegre edilir onu mu öğrenecek. Eğer böyle olacaksa dijital imza Türkiye’de hayal olur. Yapılan yatırımların hepsi de diğerleri gibi boa gider. Burada yapılacak olan şey nasıl TÜBİTAK ben satarım diyorsa, sattığı cihazların garantisini de kendi vermeli, çalıştırılıp kullanılmasından sorumlu olmalıdır.

Aslında TUBİTAK’in destek verip vermemesinden çok satış işine girmesi daha acı olan. TUBITAK araştırma geliştirmeyi bırakıp bundan sonra distribütörlük mü yapacak? Buna hevesli arkadaşlar TÜBITAK´tan ayrılıp şirket kursunlar orda yapsınlar satışlarını… Memurdan distribütör olmaz. Hele hele bilim adamından hiç olmaz.

Cok aci seyler oluyor memleketimiz´de. Distribütör dediğin kara zarara ortak olmalı. Rekabet halinde olmalı. Devletin parası ile kabadayılık olmaz.

TUBİTAK araştırma geliştirme ile uğraşmalı. Ar – Ge yapan şirketleri desteklemeli. Devletin özel görevlerini yerine getirmek için zamanını daha iyi kullanmalı.

Korkum odur ki, çan gene çok can yakacak. Devletimizin imkanlarını hep kedinin boynuna takmaya kalkıp, kediler bunu güzel güzel yiyecek, devletimizin borcu daha cok artacak… Bu olayın arkasında Sayın Başbakanımızın yazdığı bir genelge var. Ama iddiaya Sayın Başbakanımızın önceden dediğiyle şu anki genelgenin hiçbir alakası yok. Eminim Sayın Başbakanın bu farklılıktan haberi bile yok. Eğer haberi olsa çanı o genelgeyi yaptıranın boynuna taktırır. Allah rızası için bu yazıyı okuyan birileri durumu Sayın Başbakan’a iletsin de TÜBITAK´in o güzelim ismine daha fazla zarar gelmesin.

Not: Bu Yazı Sayın İsmet KOYUN'un BTDunyasi.net'teki Köşe Yazısı bölümünden alınmıştır.

Yazdır    Tavsiye Et
Köşe Yazıları
»E–imza nasıl öldürülür ?
İsmet KOYUN
»‘Dijital İmza’da Kedi Fare Oyunu
İsmet KOYUN
»Bankalara İmza ile Gelen Dijital Dönem
İsmet KOYUN
»E-imza tekeline doğru
İsmet KOYUN
»Mühürden Elektronik İmzaya...
Zafer BABÜR
» Diğer KöşeYazıları...
Güncel Haberler
» Avukatlara Özel E-İmza Kampanyası
» TEYDEB Proje Başvurularında E-imza Kullanılacak
» TÜRKTRUST İstanbul Anadolu Yakası Ofisi Açıldı
» Opera Tarafından da Kabul Edildi
» E-imza’da Logo Yazılım & E-Güven işbirliği
» Birleşmiş Milletler 2008 yılı e-Devlet Araştırması Raporu yayımlandı.
» e-imza ticari hacmin büyümesine katkı sağlıyor
» Sağlık hizmetlerine e-imza bütünleşmesi hızla sürüyor
» Gümrük Beyannamelerinde Elektronik İmza Kullanımı
» Bilgi Teknolojileri Güvenlik Konferansı gerçekleştirildi.
» Diğer Haberler...
Tıklayınız
e-imza.gen.tr FORSNET yayınıdır.
Ana SayfaSite HakkındaAramaSık SorulanlarReklamİletişimEnglish
Tüm Hakları Saklıdır. © 2005-2008